7 Nisan 2013 Pazar

Rahmi Bey-Naşide Gökbudak


Naşide Gökbudak okumalarının 2.kitabı Rahmi Bey'di.Kitap daha önce ''Ben Eşkiya Değilim ''adıyla yayınlanmış.
Hikaya yazarın amcasına ait olduğu için daha bir gerçeklikle okumuş oldum .Bu kitabı Feraye'den daha çok beğendim ,muhtemelen bunun sebebi de gerçekliğinin birebir olması .
Kitabın arka yüzü;
… Tevhide pembe gelinliğinin içinde, başında altın liralarla gelin odasına girdi. Bir müddet çevresine bakındı. ‘Gerdek gecem böyle mi olmalıydı?’ diyerek gelinliğini çıkartıp sedirin üstüne attı. Sonra Rahmi’nin askeri rüştiyede çekilmiş resmini eline alıp, dudaklarına götürdü ve hıçkırarak ağlamaya başladı. Ne kadar zaman ağladığını bilmiyordu. Ayağa kalktı. Uzun, kapalı bir gecelik giyip gaz lambasını kısmak için eline aldı. Birden oda kapısı açıldı. Tevhide korku ile döndü, gaz lambası elinde yere yığıldı. Rahmi Bey, siyah bir çarşaf içerisinde karşısındaydı. Çarşafı aceleyle çıkardı. Devrilen lambayı alıp konsolun üzerine bıraktı. Tevhide’yi yatağın üzerine yatırdı. Kolonyayla elini yüzünü ovaladı. Bir taraftan da söyleniyordu:
“Hadi sevgilim, hadi uyan. Ne büyük tehlikelere atılıp da geldim biliyor musun?”
Farklı ve sert kişiliği, olaylar karşısındaki ödünsüz tavrı ve yaşadığı birbirinden ilginç olaylarla gerçekten de fırtınalı bir hayat sürmüştür Rahmi Bey. Bu çelik gibi görüntüsünün ardındaysa, yüreğini dağlayan büyük bir aşk gizlidir. Arkadaşının ona emaneti olan Iraz’a karşı duyduğu bu tutkulu aşk, bir türlü vazgeçemediği Tevhide’nin içini saran yakınlığıyla daha da karmaşık bir hal alır. Bir de bunlara haksızlığa karşı sessiz kalamayan yapısı eklenince, başı hiç dertten kurtulamaz Rahmi Bey’in.
Naşide Gökbudak’ın kaleminden “Rahmi Bey”, sizi yine El-Aziz’in büyülü topraklarında unutulmaz bir gezintiye davet ediyor.


Kendi sitesinde romanın kahramanlarının fotoğrafları da var..Buradan buyrun

Genel olarak Naşide Gökbudak sevdiğim bir yazar oldu.Elimde henüz okumadığım kitapları da var ama bu hafta biraz ara verip eşimin doğum günü hediyesi olarak aldığı Grinin Elli Tonu serisini bitirmeyi düşünüyorum.Çok fazla üst üste aynı yazarı okumak yazardan soğutmasın dedim :)

29 Mart 2013 Cuma

Feraye-Naşide Gökbudak


Yaklaşık iki sene önce star gazetesinin verdiği kitap setlerinden birini almıştım kuponla..Naşide Gökbudak'a ait yanılmıyorsam 5-6 kitap vardı içinde ..Ancak şimdi başlayabildim Naşide Gökbudak okumalarına..
İlk kitap olarak Feraye elime geldi.İş yerinde çalışmak istemediğim bir gün okuyarak bitirdim.Bir günde bitirilebilecek bir kitap .

arka yüzü şu şekilde anlatmış kitabı;

“… Yüzbaşı kollarını iki yana açıp ayağını yere vurarak, zeybeğe başladı. Daha ilk hareketi ile çok erkeksi ve çok efeci bir oyun oynadığı belli oluyordu. Feraye şaşkın, öylece Yüzbaşı’yı seyrediyordu. Yüzbaşı bir adımda onun yanına yaklaştı ve yavaşça “Hadi küçük kız, başla. Herkes bize bakıyor,” dedi. Feraye, utana sıkıla çevresine bir göz attı. Kendilerinden başka oynayan kimse yoktu. Gerçekten de herkes nefesini tutmuş, onlara bakıyordu. Feraye de kollarını kaldırdı. Müziğe ve Yüzbaşı’ya uymaya çalışıyordu. İlk bir iki dakika bocaladı. Sonra, sanki çevresindeki herkes yok oldu. Yüzbaşı’nın gözlerinden, kendisine doğru bir alev akıyor gibiydi. Başka bir tarafa bakamıyordu. Birbirlerine kilitlenmiş ve uyum içinde;
Yüzbaşı erkekliği, kahramanlığı ve tutkuyu, Feraye de kadını ve zarafeti anlatan hareketlerle oynuyorlardı… Ne zamandan beri bu haldeydiler, kendileri de seyredenler de farkında değildi. Müzik devam ediyordu. Belki de ikinci veya üçüncü tekrarıydı…”
İşgal altındaki bir ülke… Ellerinde silahları, ayaklarında çarıkları olmadan; yüreklerindeki vatan aşkı ve hürriyet sevdasıyla cepheye koşan kahraman bir halk… Ve bu savaşın tam ortasında, kan ve göz yaşıyla filizlenen bir aşkın tutku dolu hikayesi…
“Feraye”; Naşide Gökbudak’ın eşsiz anlatımı ve yaşanmış hikayelerden yola çıkılarak hazırlanmış kurgusuyla unutulmayacak bir roman…
***
 
anlatımı yalın öyle çok uzun cümleleri yok kitabın.Egede geçen Türk filmi tadında.Çok büyük şeyler vaadetmiyor ama okuduktan sonra dizisi çekilse iyi olurdu bile dedim..
Çabuk biten ,anlatımı rahat,olay örgüsü iyi..olaylar askıda kalmıyor.belki günümüzü göre fazla iyimser sayılabilir bile ama okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım gerçekten..
 
Naşide Gökbudak çok geç yazmaya başlamış bir yazar .Ama facebooktaki sayfasında okuyucularıyla birebir görüşen mütevazi bir yazar.
Ayrıca kendi sitesinde de kitaplarının kahramanlarının gerçek fotoğraflarını yayınlıyor.Kitapları anladığım kadarıyla gerçek hikayelere dayanıyor.
Ben ilk kitabında olumluyum bu akşam bir başka kitabına başlayıp elimdeki kitaplarını bitirmeyi düşünüyorum ..bakalım..
 
  

25 Mart 2013 Pazartesi

son zamanlar




 
 
Canım zeynebimden bir paket geldi geçen gün..bana daha önce de yollamış bu paketi fakat maalesef ona geri dönmüş..tamamen benim suçum aslında çünkü posta kartı yollayacağını söylediği zaman posta kutusuna bırakırlar bulmam kolay olur diye annemlerin adresini vermiştim..bebeği ayrı beni ayrı düşünmüş sağolsun..yanında harika kedili bir kupa ve yunan kahvesi vardı ama kahveyi açıp tadına baktık bile ,çekemedim :))
insanların aynı frekansta olduğu insanları bulmuş olması aslında ne kadar güzel birşey..çünkü biz aradan uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen neredesin demeden yargılamadan yadırgamadan sohbete devam edebiliyoruz..

yaklaşık 2 hafta önce de tohumlarım geldi..

 
facebook organik tohum takas grubuna daha önce üyelerin gönderdiği tohumlar depolanıp listelenmiş ve titiz bir çalışmayla isteyen üyelerle takas edildi.
benim bu sene gönderecek tohumum yoktu  fakat inşallah önümüzdeki sene ben de tohumlarımı paylaşmış olacağım..dışarıdan satın alınan tohumların güvenilirliği konusundaki endişelerimi de böylece ortadan kaldırmış oldum..
bir kısmı ekildi uyandı bile..diğerlerini bu hafta ekip fide için uyanmalarını bekleyeceğim ..
 
 
vee gelelim hamileliğe;
 
 
günde iki kupa nescafe içen ben şuan nescafenin adını bile duymak istemiyorum..aynı şey bayılarak yediğim tam tahıllı ekmek için de geçerli ..Allahım düşüncesi bile beni mahvediyor.onun yerine kupamda sadece süt bulunuyor..balık ve yumurtayla henüz haşır neşir olamadım ama onu da vakit geçmeden halletmem gerekiyor zira kime sorsam yemelisin diyor..
insanların canı erik,karpuz falan çeker benim canım bebe aspirini çekiyor..evet şu bildiğimiz pembe minik asprinlerden :)

21 Mart 2013 Perşembe

Sevgilinizin tweet'ini Domino's Pizza kutusunun üstünde görseniz hoş olmaz mıydı?

Sevgilisine ilginç bir sürpriz yapmak isteyenler yaşadı. Türkiye'de sosyal medyanın en etkili markalarından biri olan Domino's Pizza yepyeni bir Twitter projesine imza atıyor. #kafangider hashtag'iyle tweet atan herkesin Twitter nick'i (kullanıcı adı) Domino's Pizza kutularına basılıyor. 

Uygulama kısaca şöyle. Twitter'dan veya kafangider.com mikro sitesi üzerinden Twitter hesabınızla bağlanarak (Twitter connect) #kafangider hashtag'iyle tweet atıyorsunuz. Bu tweet'ler arasından gün içinde en çok retweet alan ilk 3 tweet'i sahibinin nick'iyle birlikte site sayfasındaki pizza kutusunun üzerinde görebiliyorsunuz. 

2 hafta boyunca sürecek uygulamada, toplamda en çok retweet edilen ilk 3 tweet, atanın nick'iyle beraber Domino's tarafından özel olarak üretilecek gerçek pizza kutularının üstüne basılacak. Ayrıca uygulamaya katılıp, tweet atan herkesin nick'leri de bu özel pizza kutusu üstünde yer alacak.

Bu projenin ödülü de eksik değil tabi. Uygulamaya kafangider.com üzerinden tweet atarak katılan kullanıcılar arasından yapılacak çekilişle her gün 30 kişiye bedava pizza kuponu dağıtılıyor. 

Düşünsenize sevgilinize özel bir tweet atıyor ve bunu ona bir pizza kutusunda yolluyorsunuz. Keşke bu proje Sevgililer Günü'nden önce yapılsaydı:)

Bir bumads advertorial içeriğidir. dominos kafan gider

10 Mart 2013 Pazar

baby on board

photo

Hayatın en zor seçimlerinden biri doktor seçimiymiş gibi geliyor bu sıralar..
Ailemize bir minik daha katılıyor zira..



6 Mart 2013 Çarşamba

NIVEA yürekleri ağza getiren bir şakayla yeni Stress Protect deodorantı tanıttı

Havaalanında yaşanabilecek en büyük terslik veya en korkutucu deneyim ne olabilir dersiniz? Uçağınızı kaçırmak mı, bavulunuzu kaybetmek mi yoksa hava koşullarından dolayı günlerce havaalanında kalmak mı?

NIVEA, yolcular üzerinde uyguladığı Stres Testi’yle, onlara soğuk terler döktürmüş ve yeni Stress Protect deodorant için eğlenceli bir viral reklam hazırlamış. Videoyu izleyenler, en stresli deneyimlerini #StresTesti etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamış bile.

Şubat ayında dünya çapında 5 milyondan fazla izlenme ile en çok paylaşılan viral videolardan olan Stres Testi, NIVEA’nın yeni ürünü Stress Protect deodorantı tanıtıyor. Videoda, farklı insanlar havaalanında uçaklarının kalkmasını beklerken, bir anda tehlikeli bir kaçak olarak arandıklarını öğreniyorlar ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar.

Günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz heyecan, korku, stres gibi duygu değişimlerinin neden olduğu terleme ile yeni NIVEA Stress Protect deodorantın ne kadar iyi başa çıktığını, esprili bir dil ile anlatan videoyu izleyince, soğuk terlere karşı önlem almanın önemini kesinlikle hissedeceksiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

21 Şubat 2013 Perşembe

gerçekler acıdır :)



bundan iki sene önce dahiliye uzmanı isterseniz bir diyetisyene yönlendireyim dediğinde gerek yok deyip sadece adama değil tüm dahiliye uzmanlarına düşman olmuştum:) bu hafta benim için tabu haline gelmiş olan diyetisyen randevumu aldım .kadınla karşı karşıya geldiğimde ona da söyledim bunu ..diyetisyene gitmek benim için bir çok uzak bir seçenekti..paşa paşa gidip parayı ödeyip görüşmeyi yaptım :))
kadın beni bir makineye bindirip sırf et kemik halimin kaç kilo olduğunu söylediğinde ikimiz de şaşırdık ;şimdi herkese söyleyip dalga geçiyorum :))benim sırf kemik ve kas kütlem zaten 57.6 kg imiş:))yani bildiğin normal yağ kütlesine sahip bir insanın kilosu kadar :)
şimdi büyük cam şişe suyum ve büyük kupamla dayanışma içindeyiz..parayı bayıldığım için kaçamak bile yapamıyorum tabi:)





bunun dışında ben gidip güzelim tohumlarımı çok sevdiğim ceviz ağacına emanet etmiştim..meğer ceviz ağaçları bulunduğu toprağa zehir salıp çevresinde bitkiye izin vermiyormuş..o çok sevdiğim ceviz ağacı bildiğin karadul çıktı ya hu ..kıskanç,öldürücü!!!
gitti canım tohumlar..ben umudu onlardan kestim ama diğer tohumlarım yolda ..kıskanç olmayan uysal çam ağacına emanet edeceğim onları ben de..ceviz yalnız kalsın ..