4 Ekim 2010 Pazartesi

koca dedem..

foto

yunanistanın tsivo köyünde normal bir sabahtı..çobanlar azıklarını almış koyunları önüne çoktan katmıştı..
Hasene üzülüyordu dedesine..kaç gündür yorganı bile aralayamamıştı koca adam..
artık o zengin ,herkese yardım eden kocaman elli adam gitmiş yerine zayıf ,hasta,yüzü hayatın çizgilerine sahip adam gelmişti..
oysa ne çok severdi dedesiyle ata binmeyi..
atı da sanki koca adamın hastalığını bilir gibi yemek yemek istemiyordu artık..
....
dedesinin yanına yaklaştı usulca..Ellerini gezdirdi çizgilerinde..Aklına geldi bu koca adamla gezdiği kırlar..
tam o anda gözlerini araladı adam..minik torununu gördü yanında..
gülümsedi usulca..
ve gitti...
..sonsuzluğa..
..............
hasene hiç korkmadı ,gitti söyledi herkese dedesinin gittiğini...
....
cenaze kalktıktan sonra dedesinin odası bomboş kalmıştı..kış gelmiş artık salondaki büyük kilim dokuma tezgahını dedesinin odasına koymuşlardı..
hasene her gün gidip tezgahın başına oturuyor ,iplikleri düzeltiyor,penyeleri kesip birbirine bağlıyordu..
özlüyordu dedesini ..
...............
birgün yine tezgahın ordaki ipleri karıştırıp yatmaya hazırlanıyordu..elinde gaz lambası tam yatağına gidecekken uzaktan yaklaşan bir atın nal sesleriyle irkildiler..
kim geliyordu ki gecenin bu vakti..
at yakınlaştı ,yakınlaştı ve camın kenarında durdu..
bir adam elindeki kırbacıyla cama vuruyordu..
niye kapıya vurmuyordu ki ?
camı aralayıp baktıklarında koca adamı gördü tüm ev halkı..
onlara kızgınca bakıp bembeyaz atıyla dönüp uzaklaştı...
ertesi akşam yine aynı saatte yine aynı at ve kırbaç sesi.
yine koca adam..
artık her gece gelir olmuştu adam..ama asla tek söz söylemeden kızgınca bakıp dönüp gidiyordu karanlığa..
oysa hasene ne çok özlemişti dedesini..
.................
bir gece rüyasına girdi dedesi.
''kızçem ''dedi..''benim güzel kızçem..benim odama o tezgahı koydunuz ama ben her gece 2 arkadaşımla gelip orda namaz kılıyorum..utanıyorum o ipliklerden ...kaldırın o tezgahı ve bana bir maşrapa su bir havlu bir leğen koyun.abdest alıp sabah namazlarını kılacağız orda..''
Hasene uyandığı gibi anlattı durumu ev halkına..hemen temizlediler odayı.her gece yatmadan önce suyunu ve havlusunu hazır ettiler odada.
her gece su sesi duydular bir de sabaha karşı..
sabah odada ıslak havlu ,boş maşrapa,dolu leğenle uyandılar..
...................
zaman geçti köyleri işgal edildi,bütün köyü ateşe vermişti yunanlılar..gitmelerini istiyorlardı ,evlerini terketmelerini.
evlerini,o minik göllerini,geçmişlerini ,hayatlarını terketmelerini..
terkettiler mecburen..uzaklaştılar yanan köylerinden..
evleri yanacaktı,tezgahları,bahçeleri,geçmişleri,hatıraları..
ya dedesi?
dedesi ne yapacaktı şimdi?

seneler sonra Hasene büyüdü..
Türkiyeye yerleşmişlerdi çoktan..Evlenmiş torunları bile olmuştu...
Torunlarını etrafına toplayıp pomakça hikayeler anlattıkça eski günlerine döner olmuştu..
bir gün geçmişini anlattı onlara..
dedesini,atlarını,çobanlarını anlattı..
yanmıştı tüm geçmişi,tüm köyü...

bir torunu merak etti o yanmış köyü..yanmış da olsa görecekti ,havasını hissedecek belki dedesini hissedecekti..
gitti o torun..
bir baktı ki koca yanmış köyden bir tek onların evi ayakta...
ne kadar tutuşturduysa düşmanlar sönmüş o ateş o evde..
türbe olmuş evleri artık sadece mumlar yanmakta..

o büyük torun gidip görmüş iyi de;
zoi göremediği için içinde kocaman bir merak uyanmakta..

7 yorum:

ZEYNEBİM dedi ki...

çok ilginç zoi yaaa gidip görmek gerekiyo geçmişimizi...

stuven dedi ki...

tüylerim diken diken oldu okurken.

inşallah gidersin.

vee inşallah günün birinde ben de giderim :)

Judy Abbott dedi ki...

inşallah gidip görürsün, ne kadar içe işleyen bir aile hikayesi.

zoitsa dedi ki...

nursel;en çok merak ettiğim şey o..

stuven;inşallah..sen de mi oradansın?

judy;hikaye bitmiyor bizim ailede:)

NzN dedi ki...

benim anne tarafım da zamanında Bulgaristan'dan göç edenlerden...
ailede büyüklerden kimse kalmadığı için hikayeler hep yarımdır bizde. tamamlanmaz. bilinemez...
en yakın zamanda git, gör umarım

zey0zey dedi ki...

oyyş cidden tüylerim diken diken olduu

Adsız dedi ki...

o kadar tanıdık bir hikayeki.. bende yunanistan, bulgaristan muadili bi ailenin çocuğuyum ve inanılmaz gidip görmek istiyorum bir zamanlar atalarımın yaşadığı toprakları