3 Kasım 2014 Pazartesi

KURTLARA SÖYLE EVE DÖNDÜM




Bu kitap acayip hisler uyandırdı bende..Kiler marketin indirim şenliğinde kitap yığınıyla boğuşurken rastladım.İlk önce ismi çekti beni..İnsanlar kitapların ismine önce aldanıyor zaten..Çok başarılı seçilmiş bir isim-hatta kitabı yazmadan önce seçildiğini düşünüyorum -
indirimle 5 liraya düşüyordu kitap ve ikinci ilgi çekici yan buydu:))
Kitap hakkında araştırma yaptığımda kitabın yazarına bu kitap için iyi bir fon verilmiş.Yani kitap yazılıp basım için fon aranmamış..hiç kitap yazmamış birine al sen şu kitabı yaz diye bir para veriliyor :)) bu kitaba ön yargılı başlamamız için iyi bir neden aslında ..zoraki cümleleri olan bir kitapla karşılaşacağım derken gayet akıcı hiç sıkmayan uzun bir öykü okumuş oldum..
Kapağını kapattığımda öyküyü yaşamış gibi bir his vardı içimde ve gerçekten sevdiğim kitaplar kategorisinde kitaplığımda yerini aldı..
okuyun derim!!

spoiler;

Aşk insanı büyütür; önce hissettirdiği tarifsiz mutluluk sonra kaybetmenin verdiği derin acıyla...

Günün birinde kimselere bahsedemeyeceğiniz türde bir sevgiye kapılırsanız?

En derine gömmeniz gereken ve ne kadar uğraşsanız da bir türlü peşinizi bırakmayan. Yok olup gideceğine zamanla daha da büyüyerek varlığınızı kaplayan ve sonunda ta kendiniz olup size dönüşen bir sevgiye?

Her bitişin yeni başlangıçlara açılan bir kapı olduğunu hatırlatan Kurtlara Söyle Eve Döndüm, önyargıların yalnızca gerçek sevgiye boyun eğdiğinin de güzel bir kanıtı...
(Tanıtım Bülteninden)


1 Kasım 2014 Cumartesi

ASİ MELEKLER


Kış demek kitap demek..Kendine daha fazla zaman ayırmak demek..Uzun gecelerde okurken uyuyakalmak demek..
Asi Melekler ilk çıktığında liste başı olan bir kitaptı.Ben o sıralar almış fakat her zamanki gibi popülerliği bitince okudum :)niye öyle bir şey yapıyorsam :))
Popülerken alıp iyi bir para ödüyorum popülerliği bitip fiyatı ucuzlayınca okuyorum :)))
Kitabın çevirisi gerçekten çok başarılıydı.Tarihle iç içe geçmiş fantastik bir roman olmuş.Sadece fantastik romanları sevenler için değil tüm kitapseverler için tavsiyemdir.

spoiler;

Evangeline 12 yaşındayken annesi öldü, babası onu New York'ta Azize Rose manastırına bıraktı. Şimdi 23 yaşında, yeminine sadık bir rahibe. Dünyada en nadide melek resimlerinin ve "melekbilim" konusundaki en zengin kitap koleksiyonunun bulunduğu kütüphaneden sorumlu. 

Rockefeller ailesinin sanat etkinliklerini, zengin ve tuhaf bir adam olan Percival Grigori adına araştıran sanat tarihçisi Verlaine'den gelen mektup, Evangeline'in hayatını kökünden değiştirecektir. Verlaine ve Evangeline, Tanrı'nın lanetine uğramış asi meleklerin soyundan olan Nefiller ile Melekbilimciler arasında yüzlerce yıldır süren kanlı bir savaşa katılmak zorunda kalacaklar. Bulgaristan'da bin yıl önce bir melek cesedinin bulunduğu gizemli Rodop Dağları'ndan Paris'teki Montparnasse mezarlığına kadar pek çok cephede sürmektedir bu savaş…

"Asi Melekler düşmüş eski melekleri modern dünyaya salıveriyor ve sonuç yıkıcı. Trussoni dikkatinizi açılış sayfalarından yakalayıp, gizemler kanatlanana kadar bırakmayan bir kutsal gerilim kitabı yazmış."
Keith Donohue, Çalınan Çocuk'un yazarı

"Asi Melekler neredeyse halüsinasyon etkisine sahip. Yozlaşmış, psikolojik ve dini öğeleri zengin ve tuhaf bir tabloda kaynaştırıp, okuru gerçekliğin şokuyla yüz yüze getiriyor." 
Time 

"Danielle Trussoni'nin Asi Melekler'i heyecanlı, harika bir okuma. Nefes kesici, aldatıcı ve -benzetmeyi bağışlarsanız- şeytanca iyi."
Raymond Khoury, Son Tapınak Şövalyesi'nin yazarı



benim için tek kötü yanı 2.sinin de çıkacak olması..arada zaman uzayınca seri kitaplar aynı heyecanla okunmuyor.

20 Eylül 2014 Cumartesi

ÇAY DENEYİMİ






Babannemin evinde demlik sabah kalkınca ocağa konur ,akşama kadar tazelenip tazelenip o çaydanlık o ocaktan hiç inmezdi.
kahvaltıyla başlar,kimi zaman bir sohbetle, kimi zaman ikindi kahvaltılarınla devam edip akşam yemeğinden sonraki ailecek çay sefasıyla kapanırdı ocak..
bildiğimiz klasik rize turist çayı içerdik sürekli..turist çayı olduğu için pek bir havalıydı aslında içince değişik bir şey tadacakmışız gibi hissederdim.
çaykolik babannem yeni çaylar tadamadı ..ömrü vefa etseydi tatmasını ve ne hissettiğini söylemesini isterdim..

handan kedo çay ile bir etkinlik düzenlemiş,değişik çay deneyimlemenizi istiyor.kedo çayın sitesinde hangisini deneyimlemek isterdim diye baktığımda jasmine pearls gerçekten bir inci tanesiymiş gibi gözüktü gözüme..

etkinlik için tık tık 

kedo çay nedir nerdeymiş bakalım bu jasmine pearls diyenlere tık tık

18 Ağustos 2014 Pazartesi

fısdık dibi

Deli kız handan yine bir mekan bulmuş..Öyle güzel anlattı ki ilk istanbul maceramızda not ettik gidilecekler listesine..
aranızda Samatya taraflarına yolu düşen,giden,bilen,eğlenen varsa bi desin bakalım nasılmış fısdık dibi..

biz gitmedik ama siz neler anlattınız derseniz handanın yazısına tık tık

okumaya üşeniriz direk gidelim adresi ver derseniz ;

fısdık dibi meyhanesi iletişim:
 0 212 632 07 17 

9 Ağustos 2014 Cumartesi

hırsız



Mahallede ilk hırsız halamlara girmişti 1994 yılında.Çalınacak birşey bulamayıp kuzenimin ertesi gün bana vereceği uçlu kalemleri çalmıştı.Uçlu kalem o zamanlar pek kimsede yok..Haberi alınca çok üzülmüş uzun süre sarı uçlu kalemi rüyamda görmüştüm.Nitekim hırsız da uçlu kalem sayesinde bulundu ,benim sınıf arkadaşımın abisi o gece 3 ayrı eve girmiş herşeyi toplayıp götürürken bizim uçlu kalemi de yürütmüştü.
2. hırsız olayı farklı bir şehirde gelininin evini yeni kurduklarında başlarına geldi.onda da tüm cep telefonlarını toplayıp götürmüşlerdi ..yıllar değiştikçe giden eşyalar da revize oluyordu..
3.hırsızlık vakasını geçen hafta yaşadılar kendileri.Eniştem ifadeye çağrıldı;

-neleriniz çalındı beyfendi?
-2000 tl para ve tabletlerimi çalmışlar memur bey
-tabletlerinizin markası nedir?
-bayer..
-bayer??
-bayer aspirin..

6 Ağustos 2014 Çarşamba



Ben küçükken babannem köydeki evimizi sevmeyip illa şehir diye tutturmuş;şehirde kaloriferli evine kurulup köydekilere hava atarken bile gizli gizli geleneklerini yürütmüştü.O geleneklerinden biri de yağlı biber turşusu olurdu. Bu turşu yapılırken ev buram buram yağ sarımsak ve sirke kokar çünkü hepsini bir tencerede kaynatmak suretiyle yapılır.Evi kokutacağına git miss gibi köyünde biberlerini yetiştir,kocaman bahçende kazanda kaynat işte turşuyu.. Bahçedeki biberlerimiz fazla gelince toplayıp yağlı biber turşusu yapıp kışlık hazırlıklarına ilk adımımı atmış oldum. sarımsakları kıştan ekip baharda toplayıp kurutmuştum zaten. Siz de babannem gibi evi mis gibi turşu kokutup kaloriferli evimizde geleneklerimize bağlı yaşayalım derseniz işte tarif efendim; 

-yaklaşık 2 kg biber 
-1 su bardağı sirke
 -yarım çay bardağı tuz 
-2 su bardağı su -1 su bardağı sıvı yağ
 -keyfinize göre maydanoz ve sarımsak 

 yağ,su,tuz,sirkeyi bir tencerede kaynatıp biberleri içine atıyoruz.rengi değişene kadar karıştırarak pişiriyoruz.rengi çok dğeişmesin ama koyu yeşilden bir ton açılsın işte.rengi değişen biberleri tepsiye alıp üzerine sarımsak ve doğradığımız maydanozları da ekleyip soğumaya bırakıyoruz.soğuyan biberleri kavanozlara alıp tenceredeki suyu da üzerine paylaştırıyoruz.kapaklarını sıkıca kapayıp saklıyoruz. bu turşu istenirse hemen de meze olarak yenebiliyor beklemeye gerek yok.

 zoi sen biber seviyor musun dersen
- hiç yemedim :)ama annemler bayılır

18 Temmuz 2014 Cuma