7 Mart 2015 Cumartesi

Faruk Duman- Köpekler İçin Gece Müziği (1.KİTAP MART)



Mart ayının ilk kitabı grupça seçtiğimiz Köpekler İçin Gece Müziği oldu.Bir ara hiç Türk yazar okumuyorken şimdi sürekli Türk yazaları okumaya başladım.
Faruk Duman ismini daha önce hiç duymamıştım.Kitabı eleştirilerde görüp sipariş ettim tesadüf mart ayı kitabını seçerken de listeden seçilmiş oldu.
Köpekler İçin Gece Müziği 'ne karamasal adının takılması tam yerinde bir tabir olmuş.Kitabı okurken içinde geçen ormanın tüm seslerini ,hayvanların nefeslerini,köpeklerin sakatlığını bile hissediyorsunuz.Kitabı okumadım yaşadım desem doğru söylemiş olurum.
Kısa ,karanlık ,sizi içine çeken bir hikaye arıyorsanız okumalısınız.
Kitap uzatılsaydı belki bu kadar hoşuma gitmeyecekti ama uzatılmadan masalın sadece bir bölümünü yaşadığımız için tam yerinde bir kurgu olmuş hissi veriyor.

Arka kapaktan ;

Vaktin zamanın birinde bir adam tam işte bu yolda yürümeye başlamış. Evi de şurada bir yerdeymiş. Adam yürümüş, yürümüş, ormanda görülecek işleri varmış. Ne işi varmış da bütün günü bu koca ağaçların arasında geçirmiş de havanın karardığının farkına varamamış dersen, onu ben bilemem. Neticede adamın işi varmış; herif akşama kadar çalışmış. Hava iyice zifiri olunca da fenerimi yakayım da evime döneyim, demiş. Dönmüş de. Ama dönünce ne görmüş? Ev başka bir evmiş. Yani, ev aynı evmiş de, anlayacağın, kapıyı tanımadığı biri açmış. 

"Hep denir: 'Doğayı çok severim!..' Tanımadan, doğayı uzaktan sevmek olası mı? Doğa 'kimdir'? Doğa 'sever' mi? 'Öç' alır mı? 'Başına buyruk' mudur? Bir 'avcı' kimliğine bürünür mü doğa? Sonra ormanlar, sonra yağmurlar... Ürpererek okudum Köpekler İçin Gece Müziği'ni. Her sözcüğü özenle seçilmiş, dili, anlatımı yalın, duru; gerilimi yüksek; her an gerçekliğe dönüşebilecek bir kara masal!"
-Selim İleri-


6 Mart 2015 Cuma

Hediye Kitap İsteyen


Romantik kitapları nerede görsem aklıma arkadaşım Nursel  gelir ve ona alırım.Polisiye sevdiğimden bu tarz romanlar pek ilgimi çekmiyor.Benim çekmiyor diye çekenleri mahrum bırakacak değilim ya:)
Kiler market indiriminden düşürdüğüm Tess ablalardan sonra market indirimlerini de takip etmeye başladım ama Nursel' e bu kitabı ikinci kez almış oldum ..Birini hediye edeceğime göre diğerini de bu tarz romanlar seven birine hediye edeyim dedim.
Orada burada beni bul ,kaynanana haber ver ,görümceni etiketle gibi şartlarım yok.Bu tür romanları sevdiğinizi ve bu kitabı istediğiniz belirten yorumunuz yeterli.

3 Mart 2015 Salı

SEZGİN KAYMAZ-KAPTANIN TEKNESİ (ŞUBAT 3)



Kısacık Şubat ayına 3.kitabı sığdırmış oldum.Benim için ayda 3 kitap çok iyi bir performans sayılıyor.İş-Ev-Çocuk üçleminin hepsine yetişelim derken kitap okumak ancak akşamları yatmadan önce 1-2 sayfa ve işe giderken serviste 4-5 sayfayla mümkün olabiliyor.
Gelelim kitabımıza;
Alper Canıgüz ile kırılan Türk yazarlara olan ön yargım Sezgin Kaymaz ile daha bir pekişmiş oldu.Kitaba başladığımda sınıfa giren ve etkilenen kişinin erkek olduğunu anladığımda önce bir şaşırdım çünkü erkek bir yazardan bir kadının dilinden kitap beklemiyordum.Kitap kahramanını erkek olarak düşünüyor insan ister istemez.
Kitabın sonuna kadar hikaye yer yer uzatılmış gibi gözükse de genel anlamda kitaba bakıldığında makul olduğu kanısına vardım bu uzatmaların.
Bu tarz bir hikayeyi kadın bir yazar yazmış olsaydı eminim ki hikaye daha bir aşk romanı tadında  daha bir romantik hal alırdı :)Erkek yazar olduğu için hiç gereksiz duygusallığa girmeden tam yerinde bir duygu anlatımı olmuş..
Kitabın sonundaki mektuplar içni bile okunabilir bu kitap..Ve sonunda ağladım gerçekten..Hikayenin geneli değil sonu ağlattı ..Cavidan'ın yazdığı mektup harika düşünülmüş bir sondu.
Kitap için spoiler vermek istemiyorum .siz de eğer etkilenmek istiyorsanız araştırma yapmadan spoiler okumadan direk okuyun bence.

Arka kapaktan ;
"Gelirken, ne kadar gerçeküstü varsa, hepsini beraberinde getirdi 'O'...'O'...Vakitle birlikte, vakitlice gelen...Hayatımı allak bullak eden, sonra da ortalığı bana toplatan...Bir kapı aralandı üç gün önce ve 'O' girdi hayatıma...Güneş kadar yakıcıydı, buz gibi don...Deprem kadar yıkıcıydı, tufan gibi bir son...'O'ydu hepsi de...Ruhumun tufanı, tufanımın Nuh'uydu...Kim, benim sandığım 'ben' olmadığımı öğretebilirdi bana?...Vakti, bir kılıç gibi kuşanan kim olabilirdi?...Kimdi, hiç tanımadığım halde, hep beklediğim?...Sarı gözlü, kara giysili, o yakışıklı kimdi?...'O'ydu elbette!"Üniversiteli öğrenci hayatının sebepsiz bir neşeyle anlamsızlık buhranları arasında gidip gelen olağanlığı içinde bir "kafa kızlar" muhabbeti... Ve bu olağanlığın tepesine düşen olağanüstü bir aşk hikayesi - üç günlük bir şey... Sezgin Kaymaz'dan, şenşatır anlatılmış bir gündüz düşü daha...

Kitabı babil.com'dan hiç indirim olmadan aldım :)Hala da iletişim yayınları indirim yapmamakta ısrarlı kitapları için..Napalım canları sağolsun ama Sezgin Kaymaz takip ettiğim kadarıyla April Yayıncılığa geçti.

14 Şubat 2015 Cumartesi

Ürün Deneyimi; Coffe-mate Bol Köpüklü







Geçtiğimiz salı işe geldiğimde bu paket karşıladı beni..Coffee-mate 'in yeni çıkan ürününü deneyip fikrimizi almak istemiş fikrimühim.
Tek başına birşeye yaramayacağından nescafeyi de yanına koymuşlar..iyi fikir.




çocuk uyuduktan,bulaşıklar yıkandıktan,çamaşırlar makineye atıldıktan,sevgiliye aperatif şeyler hazırlanıp istediği birşey var mı diye sorulduktan sonra kahveme ve kitabıma kavuşma vaktim gelmiş demektir.Günün en dinlendirici en keyifli saatleridir benim için.Coffee-mate bana göre latte etkisi veriyor.Eğer makineniz yoksa  ve hazır ürünlere kaldıysanız latte için maalesef 3ü birarada ürünler mevcuttu.Ben şekerli geldiği için içemiyordum.Bu ürünle şekersiz latte keyfini almış oldum..Daha sert sevenler normal devam etsin ama yumuşak ve köpüklü severim diyenler için yeni ürünü öneriyorum.

*bu yazı istek üzerine değil tamamen kendi deneyimim için not olarak yazılmıştır.

13 Şubat 2015 Cuma

TESS GERRITSEN-ÇIRAK (ŞUBAT 2)



Şubat ayının 2.kitabı da bitti..Geçen seneye nazaran daha fazla kitap okumaya başladım..Yolda gelip giderken,akşam işler bittikten sonra fırsat yaratabildiğim her an okumaya çalışıyorum.
Tess Gerritsen 'in Cerrah kitabını gece çocuk yüzünden uyuyamadığımdan kitap okurum uyurum bari düşüncesiyle okumuştum.Kitap tam ters etki yaratıp geceleri uyutmadan sürekli sonunda ne olacak diye kendini okutmuştu:) okutmuştu diyorum çünkü gerçekten polisiyede kan revan ve tıbbi terimler seviyorsanız kesinlikle bu seriyi öneriyorum.Sonuna kadar elinizden bırakamıyorsunuz ,hikaye hiçbir sayfada duraklamıyor.
Çırak kitabında da Dedektifimiz Rizolli belalısı Hoyt 'la uğraşıyor.yani hikaye kaldığı yerden devam ediyor.

Henüz dizisini izlemedim.Kitaplarla devam edeceğim ve seri bitince izeleyeceğim sanırım.

Bu seriye başlamadıysanız Cerrah'la başlayın ve zaten devamının nasıl geleceğini görün.

Kitabı yine Kiler Market indiriminden indirimin üstünden %50 indirimle aldım.
9,95 fiyatının üzerinden % 50 indirimle 4,97 TL gibi ülkemizde kitap alınması imkansız bir paraya almış oldum.
Etrafınızda Kiler Market varsa %50 kitap indirim kampanyasını takip etmenizi öneririm.

4 Şubat 2015 Çarşamba

ALPER CANIGÜZ-GİZLİ AJANS /(ŞUBAT 1)


Facebookta yakın arkadaşlar olarak bir grup kurduk.herkes 2 kitap önerdi çekilişle birini seçtik.Şubat kitabımız Alper Canıgüz-Gizli AJANS oldu ..alınacaklar listemde olan bir kitaptı ben önermiştim iyi de oldu.

Alper Canıgüz çevremde sürekli konuşulan bir yazar fakat her zamanki  gibi kitapları not alıp popülerliğinin bitmesini bekliyorum.Bu huyum niye böyle ,kaynağı nedir inanın ben de bilmiyorum :)

Kitap için söylenecek çok söz var ama ben spoiler vermek istemiyorum tek diyeceğim ;ALIN OKUYUN!
İlla spoiler isteriz diyenler için ;

Dünyanın, şahsına karşı kurulmuş bir komplo olduğuna inanan, genç ve avare metin yazarı Musa… Onun, hayatın her alanına derin ve samimi bir merakla yaklaşan,temiz kalpli ev arkadaşı Şaban… Diğer tarafta, gaddar bir kedi tarafından yönetilen, birbirinden tuhaf çalışanlarıyla bir reklam ajansı: Menekşe gözlü sanat yönetmeni Sanem, esmer ve seksi sekreterler Mehtap ile Sevilay, durmaksızın ağlayan yaratıcı yönetmen Çeşme, psişik-sismograf çaycı Ercan… Ve şöhretler: Tesla, Prens Charles, Kaan Sezyum, Küçük Prens, Süpermen ve diğerleri… Özgün üslubuyla, ilk kitabı Tatlı Rüyalar’dan itibaren geniş bir hayran kitlesi edinen Alper Canıgüz’den yine eğlenceli, heyecanlı ve kışkırtıcı bir absürd macera…

“Patronumuz Şeytan Bey’dir ve sizden de çok hoşlandığını söyleyebilirim.”
Neydi bu şimdi? şaka mı? “Öyle mi?” dedim bu manyakça oyuna bir tur ayak uydurmaya karar vererek. “Nereden biliyorsunuz?”
“Kendisi söyledi.”
Elimden geldiğince aptal gibi görünmemeye çalışarak gülümsedim. 
“Ben kaçırmışım o kısmını.”
“Sizin hatanız değil. Telepatik olarak iletti düşüncelerini.”
“Evet anlıyorum,” diye kestirip attım, yeni işimi daha başlamadan bırakmak zorunda kalmamak için. “Öyleyse kendisine teşekkürlerimi de iletin.”
“Ona kendiniz de teşekkür edebilirsiniz,” dedi Tunçay Bey bıyık altından gülerek. 
“Şeytan Bey görüşmenin başından beri burada, aramızda bulunuyor.” Bardağına iki buz attıktan sonra pipetini uzun uzun emdi ve boş bakışlarıma yanıt olarak, o kocaman işaret parmağıyla, masanın üzerinde psikopatça beni kesmekte olan kara kediyi işaret etti.

3 Şubat 2015 Salı

NELER YAPIYORUM VOL 1.




Bumerang instagram adresinde kitaplar ilgili sorular sorup hediyeler veriyor.Doğan Kitap 'ın katkılarıyla yaptığı yarışmadan sadece kitap beklerken çeşitli hediyeler de çıktı paketten.Bloggerları yazmaya teşvik eden,yanında olan bir oluşum bumerang.Katılmamış olan blogger dostlarım varsa katılsınlar diyorum...



Merak ettiğim kitapların listesi her geçen gün uzuyorken ilk siparişi verelim dedik..Ben genelde listeyi uzun tutup çeşitli sitelere hesaplattırıyorum,kargo kampanyaları ,hediye kitap avantajları ve indirimleri göz önüne alarak en uygun neresi çıkarsa oraya siparişimi veriyorum.bu seferki seçimim BABİL'den yana oldu.
İletişim yayınlarına çok fazla şans vermemiştim .3 İletişim 1 Can yayınları oldu bu siparişim..Gerisi gelecek gibi gözüküyor .




Kaç sene oldu bilmiyorum ama uzun zamandır NİLGÜN'ü takip ediyorum .Motif etkinliğini duyurduğunda katılmaya karar verdim ve deli cesaretiyle katılmış oldum:)Her ay farklı renkler örmek ve sonunda sana gönderilen 100 motifle güzel bir battaniye yapmak iyi bir fikir gibi geldi:)
Deli cesareti bir nevi çünkü hem çalışıp geç saatlerde eve gelmek,kitap okumaya fırsat yaratmak hem de şu aşağıda gördüğünüz saklandığını sanan tospikle motifleri bitirmek tam bir deli işi:)