10 Nisan 2018 Salı

Her Akşamüstü..





Çocukken en sevdiğim şey babannemlerin arka camından yokuşa bakmaktı..
Gelip geçen insanlara,oynayan çocuklara,yokuşu çıkan bisikletli gençlere..
Her akşam kesintisiz olarak arka sitemizde oturan baba -oğul gelirdi yokuştan yukarı..
Adamın turuncuya çalan saçları ,yuvarlak gözlükleri vardı..
Oğlan  5 yaşlarında ,mavi bisikleti olan ,sarışın,sevimli bir çocuktu..
Yokuşu çıkamadığı yerde babası arkadan ittirir,bazen de sohbet edip gülerek gelirlerdi..
Her akşamüstü aynı ritüeli seyrederdim ..
Her akşamüstü..
Onlar gittikleri piknikte baba oğul bir akşamüstü  yanarak ölmeden önce; her akşamüstü..

Ne zaman gözlerimi kapayıp çocukluğumu ve  o yokuşu düşünsem hala gülerek geliyorlar..
Son kez çıktıkları o yokuşta hapsolmuşlar gibi..



6 yorum:

Zeynep dedi ki...

Daha başlığını okumak bile heyecanlandırdı beni.. Eski anılarına dair bir şey okuyacağımı sezmiştim. Ayy hep yaz, bak bu minicik yazınla 2010 senesi canlandı gözümde..
Bir de hafızaya ne kazınırsa o hep kalıyor, silinmiyor değil mi..Senin bu akşamüstün gibi..

Handan dedi ki...

Offff o nasıl son! Gülümseyerek okurken dan diye duvara çarptım oan!

BlahBlah dedi ki...

aaaa! ya ne kadar güzel gidiyordun, sarışın çocuğun büyüdüğünü anlatacaktın oysa ki :(

KİTAP EYLEMİ dedi ki...

offf çok fena vurdu ama yaa, :(

Düş Tasarımcısı dedi ki...

Sonu çok sarsıcı dokunaklı bir yazıydı.Kalemine sağlık.
Bu arada kitabım,ayracım, güzel yazınla yazdığın notun ve mis kokulu naneni aldım:) Nasıl mutlu oldum anlatamam,çok teşekkür ederim:))Zevkle okuyacağım...

Handan dedi ki...

Çoook hüzünlü bir öykü. Ama o baba ve oğul senin anılarınca canlı, mutlu ve çok tatlılar hâlâ . Ne güzel.