9 Ocak 2012 Pazartesi

cumartesi filmleri

cuma gecesinden hastalanınca cumartesi işe gitmeyip tası tarağı toplayıp anneme taşınıp bütün günü film ve kitapla yatakta geçirdim ..cumartesi günleri çalışmamayı özlemişim :))





ilk film bir çok blogda izleyin izleyin denilen ''İçinde Yaşadığım Deri''
konusu ;
Bir araba kazasında yanarak ölmekten son anda kurtulan eşini yanıklardan oluşan görüntüden kurtarmak için yeni bir deri yaratmak üzerine çalışmalar yapan estetik cerrahı Dr Robert Ledgard (Antonio Banderas) on iki yıl boyunca evindeki laboratuvarında çalışmaya devam eder ve domuz-insan kanı karışımıyla elde ettiği bir deri üretir.

Eşinin yanmış vücudunu görmesi üzerine intihar etmesi ve küçük kızlarının da buna şahit olmasından sonra büyük depresyon geçiren aile iyice hassaslaşmıştır. Küçük kız büyüdüğünde de psikolojisini bozan bir olay yaşayacak, bu olayın üzerine Dr Ledgard, yaptığı deneyleri büyüterek neredeyse DR Frankenstein haline gelecektir...

Gerilim türündeki film, Fransız polisiye yazarı Thierry Jonquet'in "Tarantula" isimli 2005 tarihli romanından uyarlandı. Yönetmenin 20 yıl sonra Antonio Banderas'la tekrar bir araya geldiği 'The Skin That I Live In', kızına tecavüz eden bir adamdan intikam almaya çalışan psikolojisi bozuk bir plastik cerrahın saplantılarını ve hücrelerle ilgili yaptığı araştırmalar sayesinde yeni bir insan derisi yaratmasını konu alıyor.


olarak yazılsa da konusu bu değil ..kurgusu başta ciddi anlamda basit gelse de sonunda şaşırıp kalıyorsunuz..bir intikam,bir hastalıklı düşünce nasıl bu hale gelebilir diye..
ispanyol filmlerine pek sıcak bakmasam da filmin olay örgüsü ve şaşırtıcı sonucu harikaydı..izleyin..
                       

ikinci filmim daha önce fragmanını görüp izleme listeme aldığım ''Korku Gecesi''ydi
konusu ;
Lise son sınıfta okuyan Charlie Brewster (Anton Yelchin) okulda popüler bir öğrencidir ve herkesin imrendiği seksi bir kız arkadaşı vardır. Charlie, kendisini çok sevmesine rağmen en yakın arkadaşı Ed’i bile (Christopher Mintz-Plasse) umursamaz hale gelmiştir. Fakat sıradan bir insan gibi gözüken komşuları Jerry (Colin Farrell) ile tanışması onun için hiç iyi olmayacaktır.

Başlarda harika biri imajı çizen Jerry'deki tuhaflığı ne annesi (Toni Collette) ne de arkadaşları fark eder. Charlie gitgide garip şeylere şahit olukça, Jerry'nin kendi mahallelerinde av peşinde olan bir vampir olduğunu keşfeder. Ama buna kimseyi inandıramaz, şimdi kendi yöntemleriune biraz da yardım karatarak bu vahşi vampirin icabına bakacaktır...

Chucky'nin yaratıcısı Tom Holland'ın yönettiği orijinal Korku Gecesi'nin yeniden çevrimi olan filmde vampir Jerry rolünde Colin Farrell'ı, Charley rolünde Anton Yelchin'i seyrederken, anne rolünde United States of Tara'da harikalar yaratan Toni Collette yer alıyor. Yönetmenliğini, 'Lars and the Real Girl' ile iyi bir iş çıkaran Craig Gillespie'nin yaptığı film, yurt dışındaki eleştirmenlerden iyi not almıştı.

Orijinal filmde ise korku filmlerinin hastası olan Charley'nin, mahalleye yeni taşınan komşusunun vampir olduğunu keşfetmesinden sonra yaşananları eğlenceli bir şekilde anlatıyordu. Holland'ın filmi vampir kültüne absürd, komik öğelerle süslenmiş ters bir bakış atıyordu...



türü korku komedi diye geçiyor ama kesinlikle komedi unsuru yok..vampir kültürüne absürd ters bir bakış falan attığı da yok..vampir sadece doğal birşeymiş gibi önce elma yiyor sonra geceleri avlanıyor falan ..ama bunu o kadar normal yapıyor ki bunu absürdlük değil tamamen film hatası olarak algılıyorsunuz..ayrıca vampir komşu gündüz vakti komşularına tamiratta yardım edip filmin sonunda güneş ışığı görünce eriyip bitmesi de absürdlükten ve komediden çok uzak..orjinal filmini de en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum ..bu yeni çevirilen tam bir fiyaskoydu..

3 yorum:

NİLAY (nilmoon) dedi ki...

aşkitoomm ciddi hastalanmışsın sen..memcoş sölemişti ama ben nezlemsi bişi oldun sandım..kıyamam çok geçmiş olsun kuzum benim..
oh iyi ki gitmedin ctesi, dinlenmişsindir bari biraz,anacığın bakmıştır sana..
kıyamam kuzuma beeennnn:SSS

ciltli filmi bu hafta bloglarda öyle çok gördüm ki, izlemesem kimse beni sevmicek,herkes beni dışlıycaak diye düşünüyorum ve mümkünse bu hafta izlemeyi planlıyorum..

seviyore,öbüyore..

agresif prenses dedi ki...

geçmiş olsun zoi:)

bir dişçinin günlüğü dedi ki...

zoicim geçmiş olsun,bizde dün akşam seyrettik banderas ın filmini,ben çok beğendim çok değişik geldi sonu,eşimin hiç hoşuna gitmedi,çok gerçekçi çekilmiş sahneler rahatsız etmiş onu,didişip durduk film boyunca